ilişkilerle ilgili yazılar

Saturday, September 23, 2006

O Hala Size Aşık mı ?

Size hala aşık mı?

Aşık olan ve bir ilişki yaşayan birçok kişi bir süre sonra aynı soruyla karşı karşıya kalır: “Acaba beni hala beni seviyor mu?” Eğer siz de bu sorunun cevabını merak ediyorsanız aşağıdakileri dikkatlice okuyun ve kararınızı verin. Seviyorsa… Işinizin nasıl gittiğini merak eder
, onunla daha az zaman geçireceğinizi bildiği halde terfiyi kabul etmenizi ister,
köpeğinizin nasıl olduğunu sorar,
ders programınızı ezberler. Çok ilgi duymasa da, sadece sizi mutlu etmek için üç saat süren bir operaya gelir
, sizinle beraber olabilmek için yaptığınız aktivitelere katılır. Bazen sadece ne yaptığınızı merak ettiği için, bazen işiniz, arkadaşlarınız , yaşamlarınız ya da dünyada olan bitenlerden konuşmak için, bazense sadece sizi özlediğini söylemek için arar. Ailesine ve arkadaşlarına sizi, okulunuzu , işinizi, başarılarınızı , yeteneklerinizi ve arkadaşlığınızı anlatır. Onlardan hoşlansa da hoşlanmasa da ailenize ve arkadaşlarınızla , sizi mutlu edebilmek iyi geçinir. Planları çok yoğun olmasına rağmen , ilişkiniz için her zaman zaman yaratır ,
moraliniz bozuksa kendi planlarını iptal eder ,
özel bir gün olmasa da size hediyeler ve kartlar verir. Her yaptığı hareketle bunu göstermesine rağmen,
sık sık “Seni seviyorum” sözünü de söyler. Sevmiyorsa… Arkadaşlarıyla beraber olmak için sizinle yaptığı planları değiştirir ya da iptal eder. Onda beğenmediğiniz özellikleri söylemenize rağmen bunları hiç dikkate almaz, sizin nefret ettiğiniz ancak arkadaşlarının çok beğendiği sakalını kesmez mesela. Morali bozuk olduğu için Cumartesi öğleden sonra onun köpeği veterinere siz götürürsünüz ve saatler harcarsınız ama o sizin için aynı şeyi yapmaz. Bir sonraki buluşmanızdan sonrası hakkında hiç konuşmaz, beraber bir gelecekten bahsettiğinizde konuyu değiştirir. Sizi iş arkadaşlarıyla gittiği toplantılara çağırmaz, arkadaşlarını sizinle tanıştırmaz. Elinde kırmızı güllerle birden kapınızı mı çalacağını, yoksa son anda buluşmanızı iptal mi edeceğini tahmin edemez.

Özgürlük Sevdası Sizi Yalnızlığa Götürebilir

İnsanoğlu uzun süre amaçsız yaşayamaz . Belli bir süre sonra birinin istekleri , talepleri ve sorumluluğunu almadan yaşamayı sürdürmeye çalışmak istemeyeceksin.

Bu konuda birşeyler yapmalısın .Sadece reddedilme uygulaması değil .Kabul etme ve reddetme pratiği yapmalı insan sürekli . Sen onlarla evlenmeyeceksin ki zaten . İlişkilerin % 80 i birinin cazibesine kapılmakla başlar , senin beklentilerini ve isteklerini karşılayamayacağı çok açık ve aşikar olsa bile .


Gençler bir ortamda 50 kişi varken bile burda bişey yok deyip çıkıyorlar . Aslında onlar bu şekilde herkesi reddediyo. Birçok kişi özel birini bulana kadar gelen herkesi reddediyor . Bu insanların % 80 i bir kez daha onlarla yolda karşılaşmayacak oysa , asla bir tanışma buluşma ihtimali olmayacak .

Ama sen onların özel olduğunu bileceksin . Bazı Ressamlar şöyle düşünür " tüm manzaralar kötü . Bunlarda sanki bişeyler eksik gibi , ben çok güzel bir manzara bulana kadar boyamaya başlamayacağım . "

Yıllar ve yıllar daha iyi bir manzara arama çalışmalarıyla hızla geçer , ressam sonunda resim yapmaya değecek kadar görekemli bir manzara ile karşılaşır ve ne olur dersiniz. Nasıl resim yapacağını hatırlayamaz .
İyi bir manzara bulacağım diye resim yapma yeteneğinizin kaybolana kadar beklemeyin . İyi bir manzara bulam becerisi birçok kötü manzarada çalışarak gelişecek bir yetenektir.

Kadınlar Ne İster

kadın ilgi ister...(ERKEK FAZLA İLGİ GÖSTERDİĞİNDE İSE SIKILIR OFFFF DER)

kadın özel günlerin asla unutulmamasını ister..(ERKEK EĞER BİR KEZ COK YARATICI BİR HATIRLAMA YAPARSA...KADIN BİR SONRAKİNİNDE ÖYLE OLMASINI İSTER....YOKSA YANDI ERKEK...) kadın şevkat ister.(ERKEK GÖSTERİNCEDE...PARALANMAYA ALIŞIK KADIN BUNU KALDIRAMAZ)

kadın kovalanmak ister....(KENDİSİ KOVALAMAKTAN YORULMUŞTUR ÇÜNKİ..AMA KOVALAYAN DEĞİL HER ZAMAN KOVALANAN KAZANIR...)

kadın çok para ister...(ELDE EDİNCEDE PARAM VAR MUTLU DEĞİLİM DER)

kadınlar sadece güven ister fakat sorun bu güveni verenden aynı zamanda hep yenilik ister

Kadın anlaşılmak ister... Neden kadınlar hep dünyanın merkezinde olmak isterler

Kadınlar davranışlarının karşı tarafın anlamasını, neden yaptıgını bilinmesini, sonuç degil nedenini ister.

Kadınlar kendi doğrularının kayıtsız şartsız onayını ister. Fiziki yapıları itibariyle sahip olmadıkları kas gücünün bilince oldukları için, "MANEVİ GÜÇ" sahibi olmak, güçlü olmak, kendilerine öyle olduklarının hissettirilmesini isterler...

Kadın ilgi ister,bu doğru ve su götürmez bir gerçek.Hani bir ilişkiye başladığınızda erkek öyle ilgi ve sevgi ve heyecan doludur ki,kadın bunun hep sürmesini ister.Rutine girmemesini arzu eder olmayacağını bile bile.Sevgisini göstersin,kendisiyle gurur duysun ister.Kadın;kendisini seven,ilgisini eksik etmeyen ve bunu çekinmeden gösterebilen bir erkek bulduğunda,sevdiğinde ise dünyaları ona verir..

o da bütün kadınlar romantizm ve türevlerini isterler.İstisnalar kaideyi bozmaz.İlgi şefkat,anlayış,sadakat..vs bunun alt başlıklarıdır işte....

kadınlar karşısında tutarlı, kararlı ve kendinden emin bir erkek görmek ister...

Reddedilme Konusundaki Görüşlerimiz Nekadar Doğru ?

Reddedilme Konusundaki Yanlış Düşünceler

1.Herkes beni sevmeli .Yanlış. 1000 kişide 1 kişi seni gerçekten kabul edecektir.

2.Biri beni kabul ederse onlar beni ebedien kabul etmeli .Yanlış Herşey geçicidir. Aksi halde beklentiler içine girmek yanlıştır insanlar sizi herhangi bir gün bir zamanda kabul ederler onlar da sizde değişim geçirirsiniz. Bu bir gün bir saat de sürebilir daha uzun da

3.Eğer ben cazibeli çekici ve iyi bir olmuş olsaydım insanlar beni reddetmezlerdi .Yanlış . Çünkü sen ekseriyetle reddediliyorsun ve sen artık kendinin hatalı defolu ve kalitesiz biri oduğunu düşünmeye başlıyorsun .Reddedilme genellikle senin kendine olan güvenine hiçbir etki yapmaz saygınlığını azaltmaz.

4.Eğer onlar bugün seni reddettilerse onlar seni ebediyen reddettiler demektir .Yanlış reddedilme geçicidir.

5. Reddedilmek benim hep canımı sıkar.Yanlış . Seni programını seni reddeden yerden seni kabul eden tarafa doğru çevirebilirsin sen kısa süre içinde reddedilmenin senin için artık daha fazla uzatılmaya değmeyecek bir problem olacağını göreceksin

Erkekleri Hakkında Bilinen Yanlışlar

1. Sadakatsizlik erkeklerin doğasında varErkekler fırsatını buldukları zaman mutlaka aldatırlar. Peki sadakatsizlik tüm erkekler için geçerli midir? Tabii tüm yaşamı boyunca sadık erkekler de vardır: Bazıları tembellikten bazıları da bilinçsiz bir seçimden ötürü. Ve onlar her zaman azınlıktalar.

2. Erkekler güçle, parayla tavlarlar...Eskiden ellerinde güç ve para gibi kozlar bulunduran erkeklerin karşısında boyun eğen çok sayıda kadın bulunurdu. Günümüzde bu anlayış değişmeye yüz tutsa da hala birçok kadın bu özelliklere tav oluyor.

3. Bir erkek kendinden 20- 30 yaş genç bir partner seçebilir Birkaç tel saçı eksilmiş olsa da, yıllardır mutlu bir evliliği sürdürüyor olsa da ve en önemlisi 60 küsur yaşında olsa da her erkek çevresinde dolaşan genç ve güzel bir kadını farkeder. Bazı genç ve güzel kızlarda bu olgunluğun ve tecrübenin kendilerine hayat boyu yardımcı olacağını bilirler!

4. Erkekleri kandırmak kolaydırBiraz güzel, alımlı olduğunuz zaman erkekleri kandırmak kolaydır. Zira onlar her zaman az konuşan, kendisine hizmet eden güzel kadın peşinde koşmuyor mu?

5. Erkekler seçici değildirErkekler her ne kadar güzel kadın arasalar da bazen inanılmaz bakımsız kadınlarla da birlikte olabiliyorlar. Onların içindeki bu tezat, kolay kandırılabileceklerinin bir kanıtı.

6. Erkekler yaşlılığı çok daha kolay kabullenirErkeklerin bir türlü büyümediğinden, sorumluluk almaktan kaçındığından yakınırız. Aslında bazı erkekler gerçekten de zamana karşı duruyor gibiler. Yakışıklı, dinç ve kırışıksız. Ya da birkaç anlamlı kırışık sahibi. Ayrıca kırlaşmış saçlı erkeklerin

İlişkinin Temeli Benzerlikler Olmalı

İLİŞKİLER SADECE AŞK VE ÇEKİCİLİK TEMELİNDE DEĞİL BENZERLİKLER TEMELİNDE DE YÜRÜMELİDİR.

BAZI BENZER İLGİ ALANLARI OLMALI YADA BENZER ŞEYLERE KARŞI ANTİPATİ DUYMALISINIZ.

BİRLİKTE BİRÇOK ŞEYİ YAPMAKTAN HOŞLANMALISINIZ. AMA YAPIŞIK İKİZLER GİBİ OLMAK ZORUNDA DA DEĞİLİZ .

BİZİ BİRBİRİMİZE ÇEKEN İLK BAŞTA FARKLI ÖZELLİKLERİMİZDİR.

BU PARTNERİMİZDEN TAMAMEN FARKLI BİR HAYAT TARZINA SAHİP OLMAK DEĞİLDİR. İLİŞKİ BİRLİKTELİKTİR.

Beklentilerini Azalt

Kadınların gidip kendilerine erkek (koca) secebilecekleri bir erkek dukkanı (magazası) acılmıstır. Magaza 5 katlıdır ve her kat cıkıldıkca, erkeklerin nitelikleri de yukselmektedir. Magazada sadece tek bir kural gecerlidir: herhangi bir katın kapısından iceri giren kadın, o kattan alıs-veris etmek zorundadır ve eger bir ust kata cıkmak isterse, tekrar asagı katlara inemez. Bir gun bir grup kız arkadas, kendilerine erkek secmek icin magazaya gider. Ve.... Günün güzel geçsin

1. KAT'ın kapısında sunlar yazılıdır: 'Bu kattaki erkeklerin calısacak bir isleri var ve cocukları da severler'. Kızlar yazılanları okur ve soyle derler: 'Eh, hic yoktan iyidir ama bir de ust kata bakalım'.
2. KAT'ın kapısında yazılanlar: 'Buradaki erkeklerin iyi bir isleri var, cocukları severler ve son derece yakısıklıdırlar.' Kızlar: ’’Hmmm, hic fena degil ama acaba bir ust katta ne var? '

3. KAT: 'Buradaki erkeklerin cok iyi birer isleri var, cocukları severler, son derece yakısıklıdırlar ve ev islerine de yardım ederler'. Kızlar: ’’Aman Tanrım, cok etkileyici ama yukarıda baska katlar da var.'

4. KAT: 'Buradaki erkeklerin isleri cok iyi, cocukları cok severler, gayet yakısıklı olup, ev islerine yardım ederler ve ayrıca son derece romantiktirler'. Kızlar cıglık atmaya baslarlar: 'Inanılmaz, bir ust katta bizi neyin bekledigini bir dusunun! ' Ve bir kat daha cıkarlar...

5. KAT'ın kapısında sunlar yazmaktadır: 'Bu kat bostur ve sadece, kadınları memnun etmenin mumkun olmadıgını kanıtlamak icin konmustur. Cıkıs soldadır; umarız inerken merdivenlerden yuvarlanırsınız

Erkekler Kadınlardan Gerçekten Ne İstiyor

Varoluşlarından bugüne kadınlar ve erkekler birbirlerini anlayamadıklarından yakınıyor. Kadınlar erkekleri mutlu etmek için ellerinden geleni yapsalar da onların sürekli farklı isteklerle geldiklerini ve kendilerine yeteri kadar ilgi göstermediklerini söylerken, erkekler de modern dünyada kariyer peşine düşen kadınların ekonomik özgürlüklerini kazandıktan sonra eşlerine/sevgililerine çok fazla zaman ayırmadıklarını savunuyor.
Peki erkekler kadınlardan gerçekten ne istiyor?

-Erkekler öncelikle aşk istiyor. Bu sizi şaşırtabilir ama erkeklerin bir ilişkide ilk aradıkları şey sevmek ve sevilmek. Birçok erkek kendilerine olan sevgisini her yönüyle gösterecek bir kadın arayışı içinde. “Bayan Doğru“yu bulduklarına inandıklarında onlara sıkı bağlarla bağlanmalarından da anlaşılacağı gibi erkekler saf bir aşkın peşinde.

-Erkekler bakımlı kadınlardan hoşlanır. Erkeklerin sadece manken gibi kadınlara aşık olup o tarz kadınlarla birlikte olmak istedikleri düşünülür. Fakat inanın ki erkekler 40 kilo kadınlardan o kadar da hoşlanmaz:) Erkekler sadece yanlarında bakımlı ve hoş gözüken kadınlarla görünmekten hoşlanır. Bunun tersini iddia eden sayılı sayıda erkek olduğuna eminiz.

-Bir erkek sonuna kadar güvenebileceği bir kadınla birlikte olmak ister. Güven bir ilişki içinde iki tarafın da en çok ihtiyacı olan duygudur aslında. Fakat bu konuda erkeklerin daha çok hassas olduğu da bilinen bir gerçektir.

-Erkekler sosyal yönleri güçlü kadınlardan hoşlanır. Özellikle evleneceği kadının organizasyon yeteneğinin çok güçlü olmasını arzu eder.

-Bir erkek birlikte olduğu kadında anaçlık özelliği olmasını ister. Onu ileride dünyaya gelecek olan çocuğunun annesi olarak hayal ediyorsa özellikle bu özelliğine dikkat eder.

-Erkekler espri anlayışı kuvvetli kadınlarla birlikte olmak ister. Bazı kadınlar erkek arkadaşlarının yanında onun arkadaş grubuyla maç seyredip, onlarla takılmaktan hoşlanır. Erkekler bu kadınları “bizden biri“ olarak nitelendirir ve yanlarında rahat ettiklerinden dolayı onlarla ilişki yaşamak ister.

-Yukarıdaki maddede belirtilen kadın tipinden hoşlanan erkek bu kadının kendisine ve arkadaşlarına ayak uydursa da kibar ve “kadın“ özelliklerini korumasını da ister. Birlikte bira içip dağıttığı erkek arkadaşlarıyla arasında davranış yönünden bir farkı olmayan kadınlar erkeklere çekici gelmez.

-Birçok kadın birlikte olduğu erkeğin davranışlarını eleştirmeye eğilimlidir. Erkekler yönlendirilmeye açık yaratıklardır fakat bunu kendilerine “destek“ olan bir kadın yaparsa.

-Erkekler kendilerine bağırıp çağıran kadınlardan hoşlanmaz. Erkek kendisiyle tartışmaya açık, iletişimi kuvvetli bir kadınla ilişki yaşamak ister.

Kadınların Çıkma Tekliflerine Karşı Cevapları

Çikma tekliflerine karsilik kadinlarin verdikleri cevaplar ve bu cevaplarin gerçek anlamlari:

Olmadigi için üzgünüm; ama lütfen arkadas kalalim.
MEALi:istedigin sey mümkün degil. Ama yanimda olmaya devam et. Beni evimegetirip götürecek, güldürüp-eglendirecek, eglence yerlerinde eslik edecek, faturalarimi yatiracak ve tamirat islerimi yapacak birisine ihtiyacim var. Merak etme; bir erkek arkadasim oldugunda da arada sirada ararim seni.

Ama ben seni kardesim gibi görüyorum.
MEALi: Bir daha asla bu konuyu gündeme getirme.)

Duygusal sorunlarim var; önce onlari çözümlemem gerek.
MEALi:Senden baska birkaç kisi daha istiyor; ama bir türlü karar veremiyorum.)

Böyle bir iliski için henüz hazir degilim.
MEALi:Henüz alemlerin tadini yeterince çikaramadim. Beraber olmak istedigim birkaç yüz kisi daha var. Beklemeye devam et. Daha iyisini bulamazsam belki gelirim...)

Seni yeterince tanimiyorum.
MEALi:Tipin falan tamam ama ya diger özelliklerin?Araba senin üzerine mi?Evin-yazligin var mi? Kaç para kazaniyorsun? Bankada paran var mi,vs...)

Ben de seni istiyorum. Ama simdi olmaz. Zamana birak.
MEALi:Gencim, güzelim, çekiciyim. Bunlarin tadini en dibine kadar çikarmak istiyorum; diger taraftan senden daha iyi birisini bulamamaktan da kaygilaniyorum. )

Seni seviyorum. Ama ben çok seçici birisiyim; kolay kolay begenmem.Hemen karar vermemi bekleme.
MEALi: Ben ingiltere kraliçesinin soyundan geliyorum. Bana layik olmak çok zordur. Süperman - Brad Pitt - Prens Rainer - Bill Gates karisimi bir erkek ariyorum.Güç, karizma, zenginlik, zeka, statü, fizik, kimya, falan hepsi bir arada olmali. Kiz kurusu olmak pahasina da olsa arayacagim. Eger bulamazsam can simidim olursun, degil mi kerizcigim?..)

Ama.. aramizda çok yas farki var.
MEALi:Þimdilik idare ediyorsun ama ileri ki yillarda gösterecegin performanskonusunda ciddi endiselerim var... )


Hayatim su anda karmakarisik, israr etme .. Ben seni ararim.
MEALi:Birkaç erkegi ayni anda idare ediyorum. Fazla kurcalama. Habersiz eve gelmeye falan da kalkma, ikimiz de dayak yeriz valla... )

Ask bana göre degil...
MEALi: Kendime güvenim yok. Bir iliski sürdürmek için çaba harcamaktansa evde TV izleyip, pasta-börek yerim. Nasilsa ailem zamani gelince birisini bulur.Ayni isyerinde çalistigim biriyle birlikte olamam. (isyerinde göz koydugum erkeklerden biri olsaydin hemen atlardim ama degilsin. Diger taraftan, ileride yöneticim olur da burnumdan getirirsin diye açik açik söyleyemiyorum.)

Su siralar kariyerime konsantreyim.
MEALi:Yaptigim is disinda hiçbir konuda söyleyecek sözüm yok.)

Ben nisanliyim.
MEALi:Ne güzel egleniyorduk. Neden üzerime geldin ki sanki. Sonunda dogruyu söylemek zorunda kaldim iste...)

Evet, istiyorum.
MEALi:Dürüst bir kadin)

Ayrılırken Söylenecek Sözler

1.Sen ve ben birlikte iyi vakit geçirdik ve ben seninle olmaktan keyif alıyorum
2.Sen çok eğlenceli bir insansın ve harika bir mizah anlayışın var
3.Senin yaptığın işe mesleğine büyük saygı duyuyorum
4.İlişkimizin belirli bir sona ermeyeceğine kanaat getirdim ve senle olan ilişkimi sonlandırıyorum
5.Sen benim birliktelik yaşadığım insanların içinde en tatlı insansın sen hep benim arkadaşım olarak kalacaksın

Birini Beğendiyseniz Bunu Ona Bir Şekilde Anlatın


Bazı erkeklere bir kadının erkeğe onunla ilgilendiğini belli edip etmemeleri hakkında ne düşündükleri soruldu. Bakın ne cevaplar alındı...

Eğer beni beğendiğini belli etmiyorsa beni unutsun daha iyi, çünkü kendimi onu avlamak için harcayamam.

``Öyle utangacım ki, eğer bir kadın beni beğendiğini göstermezse herhalde asla onunla konuşacak cesareti gösteremem.

`Ben yüzde elli ilişkileri severim. Eğer ilgileniyorsa bunu bilmeme izin vermeli, aynı benim de ona, onunla ilgilendiğimi belli etmem gibi.

`Şöyle açıklayayım -eğer bir kadın benimle ilgilendiğini belli etmiyorsa, onunla ne işim olabilir ki?-`

`Soruyu anlamıyorum. Neden beni beğenmeyen biriyle beraber olayım?

`Onu beğenmiyor gibi davranırsanız neden bir erkek sizinle birlikte olmak istesin?

Diyelim ki bir arkadaş vasıtası ile çok beğendiğiniz bir erkekle tanıştınız. Birbirinize tanıştırıldığınız için sık sık görüşüyorsunuz. Onunla çıkmak istiyorsunuz ama `Bir erkekle ilk konuşan sen olma.` diyen sesi dinlemeye karar veriyorsunuz. Aynı zamanda ona bakmamalı, gülümsememeli ya da hiç bir şekilde ilgili görünmemelisiniz. Bu erkek sizin onu beğendiğinizi nasıl bilebilir ki? Ona hiçbir işaret vermediğiniz halde utanç ve reddedilme korkusunu yenerek cesaret edip size çıkma teklif edebilir mi? Hiçbir sağlıklı erkek aşağıda yazılanları düşünmez:`Hmmm, bana tek kelime etmedi, göz teması yapmadı, dikkatini çekmeye çalıştığımda beni, görmemezlikten geliyor ve beni tanımak için hiçbir alaka göstermiyor...biliyorum, ona çıkma teklifi edeceğim!!!`Gerçekte İLGİLENDİĞİNİZ bir erkeğe ilgisiz gibi görünerek kendinizi ancak hayal kırıklığına hazırlarsınız. Psişik yetenekleri olup da aklınızı okumadığı sürece sizin ilginizi anladığını nasıl düşünebilirsiniz? Daha sonra da size yaklaşmadığı ve aramadığı zaman depresyona girerek `Sanırım beni beğenmedi.` diye bir sonuca varırsınız. YANLIŞ - Ona hiçbir ipucu vermediniz ki!Bir erkek sizinle ilgilendiğini gösterdiğinde kendinize olan güveniniz artmaz mı? Sıcak bir gülümseme, bir kompliman ya da sizi gerçekten beğendiğini belli etse daha fazla güven hissetmez misiniz? Kalbiniz yerinden fırlamaz mı? Karşılık gördüğünüz için bir sonraki adımı atma iznini vermez mi? Tabi ki verir! Öyleyse neden umursadığınız bir erkeği bu deneyimden mahrum edesiniz? Şunu unutmayın: Erkeklere onların size davranmalarını istediğiniz gibi davranın.Bilinenin tersine erkekler de sizin kadar sevgiye ve beğenilmeye ihtiyaç duyarlar. Onlar da sizin kadar reddedilmekten korkarlar. Belki de kadınlardan daha fazla, erkekler yanlış yapmaktan ve kötü görünmekten korkarlar, bu yüzden başarısızlığa uğrayacaklarını düşündükleri her durumdan kaçarlar. Bir erkeğin kalbi ne kadar hassassa bu o kadar doğru olur.Diğer bir deyişle, aradığınız erkek ona bir açık vermediğiniz sürece - bir gülümseme, arkadaşça bir yorum, o konuşurken ilgili bir bakış...HERHANGİ BİR ŞEY - size ilk önce açılmayabilir. Yani siz siz olun, duygularınızı ona belli edin. Onu beğeniyorsanız, bunu bilmesini sağlayın.

Kadınlar Eş Seçerken Neye Bakıyor ?


Kadınların Eş Seçim Kriterleri Nelerdir
1 .Fiziksel görünüşü ve giyim stili nasıl ?
2.Onlar seninle görünmekten gurur duyacaklar mı ?3.Şiddetli şekilde isteklilik hali varmı ? İlgi ,sevgi ve şefkate olan açlığı hissediliyor mu ?
4.Kendine olan saygısı ne kadar ? Onaylanmaya ne kadar ihtiyaç duymakta ?
5.Başkalarının denetiminde ve emrinde mi ?Dünyayı memnun etmeye çalışan bir tavrı varmı ?
6.Gülümseme ve kişisel çekim gücüne sahip mi ?
7.Kendini nasıl taşıyo ,duruşu ,yürüyüş biçimi nasıl ?
8.Sosyal konum ve statüye sahip mi ?
9.Paralı mı?
10.Birlikte olma olanaklarına sahip mi ?
11.Seksi ve cazibeli bir dış görünüşe sahip mi ?
12.Başka hemcinslerinde ona olan arzu ve eğilimler varmı ?

Kumrular ve Sevgililer Arasındaki Benzerlikler

eş ve sevgililer için neden kumrular gibi denir

kumru hiç bi zaman eş değiştirmez

kumru kolay memnun olur

kumru kendini içinde bulunduğu duruma uyarlar

kumru hiçbir zaman başkasının yuvasına girmez

Kumrular ve Sevgililer Arasındaki Benzerlikler

eş ve sevgililer için neden kumrular gibi denir

kumru hiç bi zaman eş değiştirmez

kumru kolay memnun olur

kumru kendini içinde bulunduğu duruma uyarlar

kumru hiçbir zaman başkasının yuvasına girmez

Kadın İyi Baba Olacak Erkeği Anlayabilir mi ?

Kadınlar, iyi baba olacak erkeği yüzünden anlıyor.. Nasıl mı?
Amerikan Chicago ve California üniversitelerinin uzmanlarınca yürütülen çalışmanın sonuçları, İngiliz ''Proceedings of the Royal Society'' dergisinde yayınlandı. Araştırmaya başkanlık eden Prof. Dario Maestripieri, kadınların kısa süreli ilişkiler için sert yüz ifadesine sahip erkekleri tercih ettiğini kaydetti. Tom Hanks veya Leonardo Di Caprio gibi oyuncuların, ''iyi baba'' olacak erkekler sınıfına girdiğini belirten profesör, araştırmalarının, kadınların iyi baba olabilecek erkekleri tercih ettiklerini öne süren evrim teorisini doğrular nitelikte olduğunu vurguladı.

Araştırmacılar, 39 erkeğin testosteron seviyesini ölçtü. Daha sonra bu erkeklere biri yetişkin, diğeri bebek iki resim göstererek hangisini tercih ettiklerini sordu. Gönüllü erkeklerin daha sonra hiçbir duygu ifade etmeyen portre fotoğrafları çekildi ve bunlar 29 üniversiteli kız öğrenciye gösterildi.

Kızlar, bebek resimlerini tercih etmiş erkekleri daha ilgi çekici buldu. Dahası, kızların sert ifadeye sahip bulduğu erkekler, testosteron seviyesi yüksek erkeklerdi.

Araştırmaya göre, kadınlar küçük çene ve nispeten büyük gözlerle yuvarlak yüz hatlarına sahip erkekleri, ''potansiyel iyi babalar'' olarak algılıyor.

Mickey Rourke veya Christopher Reeve gibi köşeli çeneye, minik gözlere ve kemikli yüze sahip erkekler ise kısa süreli ilişkiler için kadınlara daha cazip geliyor.

Yüzük Parmağının Sırrı

Neden evlilik yüzüğü yüzük parmağına takılır biliyor muydunuz ?

Yaşamınız boyunca lazım olur mu bilmem ama aklınızda bulunsun...evlilik yüzüğü neden hep aynı parmağımızdadır yani nedenişaret parmağı baş parmak ya da serçe parmak değil de neden yüzük parmak...

evlilik yüzüğünü ilk defa eski mısır prensesi nefertiti takmıştır...o yıllardaki tıbbın ne kadar ilerde olduğu ayrı bir tartışma konusudur ama yüzyıllar sonra anlaşılmıştır ki direk kalbe giden tek damar evlilik yüzüğünü taktığımız parmaktadır..başka hiçbir parmağımızdan direk kalbe giden bir damar yoktur..

Kadının Karar Alırken Yaşadığı İkilem

Kadınlar yönetebildikleri bir erkeği hayatı kolaylaştırdığı için yanlarında istiyor, fakat ondan keyif almıyorlar. Çünkü kadın yapı olarak mücadeleyi sever, 'Sert erkeği ben adam ederim' düşüncesi kadınların hoşuna gider.

Magandalar Kadınları Daha Çok mu Mutlu Ediyor

"Babalar! Siz o feminizm ve kadın hakları mavralarınızla hem kendinizi rezil hem de eşlerinizi mutsuz ediyorsunuz." Nasıl yani? Bakın anlatayım, yaklaşık 30 yıldır çevremdeki evli çiftleri ister istemez inceliyorum ve bunların çok mutludan çok mutsuza kadar değişik bir yelpazede dağılmış olduklarını görüyorum. İşin şakası bir yana, insan böyle bir yelpazeyle karşılaşınca bu mutluluk ve mutsuzluğun nelere bağlı olduğunu araştırmaya başlıyor. Örneğin izlediğim ailelerin en mutlusu, en çok para kazanını olsaydı ve mutsuzu da en fakiri çıksaydı, bilimsel açıdan iş çok kolaylaşacaktı. Bana yıllık maaşını göster, sana ne kadar mutlu olduğunu söyleyeyim deyiverecektik. Ama bu kadar kolay olmadığını biliyoruz. Hatta "para mutluluk getirmez" türünden ata sözlerimiz bile var (halt etmiş kim söylemişse!). İlk gençlik yıllarımda mutlu ailelerin mutlu kadınlarla ortaya çıkacağını düşünüp, feminizme ve erkeklerin eski hükümranlık haklarını eşlerine geri vermeleri gerektiğine gerçekten inanıyordum. Ancak yıllar geçtikçe, çevremdeki örneklere bakıp, erkeğin modernliğinin de, feministliğinin de, aynı para konusunda olduğu gibi, kadınların mutluluğunda bir faktör olmadığını (dehşete düşerek) fark ettim. Peki o zaman kadınların mutlu olması neye bağlıydı?

Yanıt, kısmen kendi gözlemlerimden, kısmen de 1994 yılında TIME'da yayınlanan bir yazıdan çıktı. Yazı aynı zamanda kapak konusuydu ve başlığı "Aldatmak Genlerimizde Saklı" idi. Sonunda aşağıda anlatacağım noktaya geldim ve en azından, bizim "maganda" diye adlandırdığımız türden bazı insanların, kadınlarına "aydın" diye adlandırdığımız kişilerden daha doğru davrandıklarına inanmaya başladım. Aslında sorun tamamen üreme ve neslini sürdürmeyle ilgili. Bilindiği gibi hayvanların büyük bir bölümünde erkekler, tıpkı insanlarda olduğu gibi, poligam. Yani aynı anda birden fazla bayanla birlikte olmak istiyor. Bunu yapmak kendi neslini sürdürmek açısından son derece mantıklı. Tohumunuzu ne kadar çok tarlaya saçarsanız o kadar çok ürün elde edersiniz, ne kadar çok kadınla birlikte olursanız, bir sonraki nesle sizin genlerinizden kalma olasılığı o kadar artar. Tarihte 100 çocuklu padişahların olduğunu biliyoruz. Teorik olarak bir adam çok kasarsa 1000 tane çocuk bile yapabilir. Kadınlarda durum biraz farklı. Onlar da erkekler gibi kendi genlerini bir sonraki nesle aktarmak istiyorlar. Ancak, makineli tüfek gibi sayıdan kazanma şansları yok. Bir kadın ne yaparsa yapsın bir erkek kadar çok çocuğa imza atamaz. Dolayısıyla da kadınlar sayıdan kaybettiklerini kaliteden kazanmaya çalışıyorlar. Yani az sayıda çocuğa verebileceklerinin en fazlasını verip, onları en güçlü şekilde yetiştirip, hayatta kalma şanslarının yükselmesine çalışıyorlar. Bunun için ilk aşama tohumun iyi bir kaynaktan temin edilmesi. Bilindiği gibi güçlü, sağlam erkekler her zaman sakat ve çelimsiz heriflere tercih edilmişlerdir (eğer diğer tüm koşullar eşitse). Tohumu sağladıktan sonra, çocukların büyütülmesi gerekmektedir. Bildiğiniz gibi kadınlar tarihin çok eski ve karanlık bir döneminden beri bu işe yardım etsin diye erkekleri kafalamışlar ve adına evlilik kurumu denen ve kutsal olduğu şeklinde pazarlanan bir müessese kurup yükün büyük bir bölümünü gariban adamcıkların başına yıkmışlar Doğanın erkeğe yüklediği misyon tohumunu çok sayıda kadına saçması.

Hah!.. Şimdi işin en can alıcı noktasına gelmek üzereyiz. Aman hazır olun burayı kaçırmayın. Kadın erkek ilişkisinin en temel açmazını önünüze sereceğiz; O da şu: Kadın çocuklarına ne kadar kaynak aktarabilirse çocukları o kadar güçlü olacağı ve hayatta kalma şansları o kadar artacağı için, doğanın kadına yüklediği misyon "alabileceğinin tamamını alıp çocuklarına vermesi". Bu cümlenin en korkunç tarafı aynı erkekteki gibi tatmin olunması gereken miktarın açık olması. Freedy Mercury tam tamına 10,000 kişiyle yattığını söylüyordu. Nasıl ki erkek için zamparalığın üst limiti yoksa, kadın için de erkeğinden alacaklarının üst limiti yok. Olaya bir erkek gözüyle baktığınızda, eşinize mantıklı ölçüde bir şeyler sunup onun mutluluğunu garantileme şansınız yok. "Kadının huzura dolayısıyla da mutluluğa erebilmesi için hayattaki misyonunu tamamladığına inanması, yani, erkeğinden alabileceği her şeyi almış olduğuna inanması gerekiyor." İşin acımasız yönünün tekrar altını çizmek istiyorum; yukardaki cümlede kadının alması gereken miktar belirtilmiyor. Kadınlar çok değişik seviyelerde mutlu olabiliyorlar. Eğer erkeklerinin verebileceğinin gerçekten aldıkları kadar olduğuna inanırlarsa içgüdülerinin kendilerine yüklediği misyonu tamamlamış olup, büyük bir huzur buluyorlar. Fakir bir adamın eşi olarak mutlu olan, çok daha varlıklı bir adamla (hem de adamın hiç bir faulü yokken) mutsuz olan kadın örnekleri her yerde o kadar çok ki. Kadınlar (eşlerimiz) bizim sahip olduğumuz her şeyi, paramızı, zamanımızı, hobilerimizi, çevremizi son derece doğal bir şekilde istiyorlar… Bunları isterken de hiç bir sıkıntı hissetmiyorlar, çünkü milyonlarca yıllık, içlerine iyice yerleşmiş içgüdülerine uyuyorlar. Aynı bizim çevremizdeki her güzel kadına iştahla bakmamız, hatta bazen de kaçamaklar yapmaya çalışmamız gibi.

Peki ne yapılması gerekiyor?.. Bu soruyu sorduğumuzda ilk baştaki "maganda" konusuna dönmüş oluyoruz. Yani şimdi biz de maganda mı olalım?.. Hayır maganda olmamız gerekmiyor. Ama magandaların her şeyi yanlış yaptıkları saplantısından kurtulup, onları incelememizde hatta bazı davranışlarından ders almamızda hiç bir sakınca yok.

Öncelike bir kadınla evli ya da uzun bir ilişki içindeyseniz vereceklerinizin sınırını çok iyi çizin ve bu sınır aşıldığında ölümü bile göze aldığınızı çok ama çok açık bir dille belirtin (ve gerektiğinde uygulayın). Bunu söylerken eşinizin pestili çıkarın demiyorum. Aksine ona verebileceğiniz kadar güzel bir alan bırakın. Bunlar neler olabilir? Aile bütçesinin hakça paylaşımı, dernek faaliyetlerine gitsin diye haftada iki gece çocukların bakımının üstlenilmesi, evde bulaşığın yıkanması ve bunlar gibi bir dolu nokta. Ancak kendinize muhakkak bir alan bırakın, her ay bir kez trekkinge mi gideceksiniz, muhakkak gidin. Haftada bir briç mi oynayacaksınız oynayın. Evde görmekten gerçekten dayanamayacağınız bazı eşyalar mı seçilmek üzere, aldırmayın. Nefret ettiğiniz bazı dostları mı var, sırf o istiyor diye görüşmeyin. Eğer eşinizin beraberliğinizde sahip olduğu haklar, çevrenizdeki kadınlardan daha kötü değilse, ona bıraktığınız alana zırt pırt karışmazsanız ve kendi haklarınızı korumaktan hiç çekinmezseniz huzurlu ve mutlu bir kadına sahip olursunuz. Yapılan en temel hatalardan biri, bazı erkeklerin sırf eşleri mutlu olsun diye kendi haklarından taviz verip durmalarıdır. "Sevgilim bu akşam bizim çocuklarla buluşacam. Hani sana geçen hafta söylemiştim." "Ama olur mu? Bu akşam Carrefour'a gidip eve plastik sandalye alacağız." "Peki canım, yeterki sen üzülme, ben çocuklara gelemeyeceğimi söylerim." DING! - DONG! - Hapu yuttunuz . Yukardaki dialog son derece sağlıklı bir kadından bunalım içinde bir zebella yaratmanın kesin yollarından biri. İnanmazsanız, yeterince sıklıkla uygulayın, hiç şaşmadığını ve kesinlikle sonuca ulaştığınızı göreceksiniz. Siz bu yaklaşımınızı sürdürdükçe eşiniz daha acımasız, daha zalim, daha mutsuz olacak, eğer yeterince de iyi kalpli ve gerzekseniz, bu durumu değiştirmek için daha da fazla özveride bulunup onun sevgisini kazanmaya çalışacaksınız. Böylelikle de ilişkiniz iflah etmez bir kısır döngüye girecek.

Yazımızın başında belirttiğimiz magandaların çok önemli bir avantajları var. Onlar fazla kafa çalıştırmadıkları için içlerinde yüzbinlerce yılda birikmiş olan içgüdülerine daha fazla kulak veriyorlar. Kısacası içlerinden geldiği gibi davranıyorlar ve eşlerine sınırları oldukça sıkı bir şekilde çizilmiş bir alan bırakıyorlar (bu alanı çizerken kullandıkları sille tokat yöntemleri onayladığım sakın ola düşünülmesin). Bu alan içinde kalan kadın da kısa sürede alabildiğinin hepsini aldığına inandığı için (inanmazsa yiyiyor sopayı), kendini mutlu değilse bile huzurlu hissedebiliyor. Sonuç: Tek bir yazı içinde her şeyi çözmeyi umduğumuzu sanmayın. Bu konular eğitimimize o kadar aykırı ki, aynı kavramları yepyeni örneklerle, gerçek yaşanmış öykülerle gene gene işlememiz gerekecek.

Haldun Aydıngün

Evliliğin Gecikmesi Sonucu Olanlar

İlk kez 2000 yılında yapılan nüfus sayımında ortaya çıkan ve her yıl arttığı varsayılan bekarların sayısı uzmanları korkutuyor. 2000 yılındaki rakamlara göre 18 milyon civarında olan ve sayıları gün geçtikçe artan 'Türk' bekarlar, ekonomik ve toplumsal sorunlara neden oluyor. Prof. Dr. Osman Altuğ, bekarların sayısını öncelikle 'ekonomi' açısından büyük bir sorun olarak görüyor:

"20-24 yaş grubunun sadece 2 milyon 30 bini evli. Geri kalan 3 milyon 996 bini bekar.
15-19 yaş grubunda 6 milyon 23 bin bekar var. Yani bekarların sayısı giderek artacak.

" Altuğ'a göre işsizlik arttıkça evlilik oranı düşüyor: "İktisadi sistem de sosyal bir organizasyondur. Bu sistemin birinci hedefi insanlara helalinden iş bulmaktır. İş olursa, devamında helalinden aş ve helalinden eş gelecektir. Dolayısıyla işsiz olan insanların aile kurması da giderek güçleşiyor. Yani gençlerin evlenememesinin sebebi ekonomik


Bekarlığa alışmak ciddi bir sorun . Özellikle okumuş kesimde bu çok var. Bu insanlar evlilik korkusu yaşıyor,sorumluluk almak istemiyor.Öğrenim görmüş, kariyer sahibi kadınlar bekarlığa alışıyor. Kendi kariyerine, gelir seviyesine, yaşına uygun insan arayışına giriyor ve kimseyi beğenmiyor. Evlilik umudunu da yitiriyor ve aramamaya başlıyor."

Prof. Dr. Osman Altuğ, evliliğin artmamasının yalnızca ekonomik değil toplumsal sonuçları olduğunu da söylüyor: "

Gençler evlenemeyince ahlaki erozyon söz konusu oluyor. Profesyonel (para karşığılında) ilişkilere girmeye başlıyorlar.


Kadınlar fiziki ve psikolojik sorunlar yaşıyor.Sevgiden yoksun kalan ve doğası gereği doğurganlığını yerine getiremeyen kadında huzursuzluk başlıyor. Bekar kaldıkça kimsenin onu istemediği, sevmediği gibi bir etki ortaya çıkıyor, bu da ruhsal sorunlara sebep oluyor.


Batı'da 'serbest birleşme' olarak tarif edilen ilişki, sıcak bakılmamasına rağmen artıyor. Çünkü çok kolaylaşıyor. İki taraf da ihtiyaç sahibi olduğu için...

Neden Erkekler Ayrıldıktan Sonra Geri Döner

Açık konuşmak gerekirse, erkeklerin ayrıldıktan sonra geri dönmesinin sebebi uzun zamandır yaşamadıkları birşeyle yüzyüze gelmeleri ve bundan dolayı telaşlanmalarıdır

Bir erkek, ayrıldıktan hemen sonra sizi aradıysa bilin ki size gerçekten değer veriyordu, hatasını anladı ve ilişkiyi düzeltmek için elinden geleni yapmak istiyor.

Bunun yanında aylar sonra sizi ararsa, sizi gerçekten özlemiş olduğuna ve sizin ne kadar özel olduğunuzu anladığına inanın.

Ama eğer sizi ayrıldıktan iki üç hafta sonra arıyorsa aldanmayın. Erotik ihtiyaçlarını karşılayacak birini bulamadığı için size geri dönüyordur. Telefon defterinizden adını silmenin vakti gelmiştir.

Korkuyoruz ve Bu bize Çok Şey Kaybettiriyor

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, rededilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.’’
W. Shakespeare

Aşkı Kadın Başlatır

‘Aşkı kadınlar başlatıyor!'Erkeğin karşı cinse agresif tutum ve davranışlarla kendisini göstermeye çalıştığı,kadının ise bu süreçte vücut dilini kullanarak erkeği kendisine çekmek istediği belirtildi.

Aşk hiçbir zaman erkek tarafından başlatılmaz, seçimi kadınlar yapar. Erkek, biyolojik olarak güzel olana yönelir.

Aşkın başlaması için ilk olarak karşımızdaki insanın kokusunun
beynimizdeki aşk dürtülerini uyarması gerekiyor.

Daha sonra sesini ve görüntüsünü beğendiğimiz kişiye dokunmak istiyoruz

Kadın genelde koku yolu ile karşısındaki erkeğin bağışıklık sistemi hakkında bilgi sahibi oluyor
Eşler seçim yaparken kendi bağışıklık sisteminden çok daha farklı bir
sisteme sahip olan kişilere yönelir. Bunun nedeni ise kadının doğacak
çocuğunu daha gelişmiş bir bağışıklık sistemiyle dünyaya getirmek
isteğidir.

İlk olarak kokuyla başlayan sinyaller, daha sonra gözlerle kurulan iletişim,
ses ve dokunma ile aşkı ortaya çıkarır.Bu nedenle aşk, hiçbir zaman erkek tarafından başlatılmaz,seçimi kadınlar yapar.”


“ERKEĞİN KENDİNE ÖZGÜ KRİTERLERİ YOKTUR” Sinyalleri kadınların gönderir.
Erkek, biyolojik olarak güzel olana yönelir.

Çocuğunu en sağlıklı şekilde taşıyacak, besleyecek, doğuracak ve bakacak kadını arar.
Kadın ise özgüldür. Belirli bir sisteme göre ölçer, tartar ve iyi partneri seçmeye özen gösterir.

İlk olarak erkeğin kokusunun kendisine uygun olup olmadığına karar verir,sonra görüntüsüne dikkat eder. Zeka ,Güvenilirlik ,İletişim, Erkeğin kendinden mutlu olması kadınların aradığı özelliklerdir. Kadın için cinsellik son sıralardadır.”

Wednesday, September 20, 2006

bu blog insanların karşı cinsle olan ilişkilerini geliştirmek ve ilerletmek amacıyla kurulmuştur .